1846’da James Maxwell adlı bir İngiliz, radyo dalgalarının varlığının teorik olarak doğrulanmasına öncülük etti 42 yıl sonra, 1888 de, Alman Heinrich Hertz, radyo dalgalarının varlığını deneysel olarak olarak gösterdi. Bu gerçekten büyük bir atılımdı çünkü o zamadan beri radyo dalgalarına olan ilgine bilgi hızla kayda deger bir ilerleme kaydetti.

İtalyan Guglielmo Marconi, kablosuz telgrafı icat etti ve sonra radyo dalgalarını Atlantik ötesine iletmeyi başardı. Marconi özünde bir amatördü, yani bugün “amatör” dediğimiz türden bir amatördü. Dolayısıyla, amatör radyonun tarihinin radyo iletişim teknolojisinin doğuşuyla başladığını söylemek uygun olacaktır.

 Radyo araştırmalarıyla ilgilenen radyo amatörlerin sayısı daha sonra giderek arttı. Ancak giderek daha fazla amatör istedikleri frekansta radyo dalgaları iletmeye başlayınca, Amerika Birleşik Devletleri devreye girerek amatörlerin deneylerini kısıtlayan “Kablosuz Kontrol Yasası” nı yürürlüğe koydu. Bu yasa onları yalnızca 1.500 kHz’in ( dalga boyu 200m veya daha kısa ) üzerindeki kısa dalga frekanslarını kullanmaya mecbur etti ki bu o zamanlar pek pratik değildi.

Ancak amatör radyocular, özellikle kısa dalgaların uzak telekomünikasyon için oldukça etkili olduğunu kanıtladıkları büyük bir keşifde bulunarak “kötülüğü iyiliğe çevirmeyi” başardılar. Kısa süre sonra  yalnızca  orta ve uzun dalgaları kullanan ticari radyo istasyonları kısa dalgaları kullanmaya başladı ve çığır açan keşif, amatör radyo iletişiminin kamu oyunda kabul görmesini ve sağlam bir temel oluşturmasını sağladı.

Dünya’da radyo deneyleri  yeni zirvelere ulaştı ve 1920’lerde amatör radyocuların sayısı gözle görülür şekilde arttı. 1927’de amatör radyoculara deneysel özel istasyonlar kurma lisansı verildi, ancak el yapımı kablosuz ekipmanları için parça temin etmekte zorlandılar Bu ilk meraklılar yayın yapabilmeden önce bir çok zorlukla karşılaştılar. Olumsuz duruma rağmen 2. Dünya Savaşı patlak verdiğinde dünya üzerinde radyo amatörlerinin sayısı bir hayli yükselmişti. Savaş sonrası yıllarda, amatör radyo iletişimi  Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde oldukça popüler hale geldi.

Teknolojinin yükselişine paralel olarak, sanayileşmiş ülkelerde  radyo iletişimindeki yenilikler hızla ilerledi.

Elektronik çatın heyecan verici ve zorlu başlangıcıyla birlikte, görüntü ve veri iletişiminde uyduların kullanımı da dahil olmak üzere teknik geliştirildi. Bu hobi ve hızlı teknolojik gelişmeler, 20. Ve 21. Yüzyıllarda mesafeleri azaltarak ve insanları birbirine yaklaştırarak küresel iletişimde devrim yaratmaya devam edecek.